Türkiye’nin Dijital Dönüşümü Forum İstanbul 2017’de Masaya Yatırıldı

Reklam

1493910665_Oturum_Foto__raf__

Türkiye’nin Dijital Dönüşümü Forum İstanbul 2017’de Masaya Yatırıldı

Forum İstanbul 2017’in 16. yılında alanında isim yapmış, çalışmalarıyla örnek teşkil eden konukları ağırlamaya devam ediyor. Forum İstanbul 2017’in öğleden sonra gerçekleşen ‘Sanayide ve Ekonomide Dijital Dönüşüm’ günün ikinci oturumu oldu.

Forum İstanbul 2017’in ilk öğleden sonra gerçekleşen son oturumunda “Endüstrilerin dijital dönüşümü için yol haritası, Endüstri 4.0 ile dijital yönetim devrimi: Değişen piyasa koşullarında pazar paylarını artırma, Dijital dönüşüm KOBİ’ler için kaldıraç olabilir mi?, Yerli yazılımlar ile cari açık kapatılabilir mi?, Sürdürülebilir yeni üretim modelleri için nasıl bir teknoloji?, Yapay zeka ile ürünlerin kişiselleşmesi, Nesnelerin internetinde siber güvenlik, Değişime ayak uydurması gereken şirketler için M&A gibi konular Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran moderatörlüğünde Accenture Türkiye Dijital Lideri ve Yönetici Ortağı Erdal Güner, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Erman Karaca, Cisco Türkiye, Genel Müdürü Cenk Kıvılcım, Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur ve Schneider Electric, Türkiye, Orta Asya ve İran Bölge Başkanı Bora Tuncer’in katılımıyla “Sanayide ve Ekonomide Dijital Dönüşüm” başlıklı oturumda masaya yatırıldı.

Forum İstanbul 2017’nin ilk gün üçüncü oturumunun açılış konuşmasını yapan ve Hükümet olarak Türkiye’nin dijital dönüşümü konusunda gerçekleştirdikleri reformlardan bahseden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü:” Bakanlığımızla ilgili önceliklendirdiğimiz konular mevcut. Bunlardan en önemlisi Patent Yasası. Bu yasayı meclisten geçirerek yürürlüğe soktuk. Şu an Türkiye’nin AB standartlarında Patent Yasası olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu kanun hem araştırmacıları hem de yurt dışından gelen yatırımcının hakkını koruyacak. İkinci öncelikli konumuz Türkiye’nin teknoloji yönetiminde yapısal dönüşümünü ön gören kısa adı Tübitak Reformu olan yasa tasarısını yasa haline getirmek. Meclis genel kurulunun önümüzdeki dönemde bu tasarıyı kanunlaştırmasını bekliyoruz. Bu yasaya büyük önem veriyoruz çünkü ARGE ve Teknoloji harcamalarındaki fonlama noktasındaki dağınıklığı toparlanmasında önemli bir adım olacak” dedi.

Teknoloji transferine karşı olmadığını belirten Özlü:” Transfer eden bir ülke olarak diğer ülkeleri geriden takip etmek durumda kalıyoruz. Her zaman alıcı durumunda olmak iyi bir şey değil. Biz kendi teknolojimizi üreten bir ülke olmak istiyoruz. Hükümet olarak kamu ve özel sektördeki düzenlemeleri kendi teknolojisini geliştiren bir ülke konumuna ulaşmak için gerçekleştirdik. Bakanlık olarak üçüncü önem verdiğimiz konu ise sanayicilerimizi ilgilendiriyor. Bir yıldır üzerinde çalıştığımız konu üretim reform paketi. Bu paketin oluşmasında birçok STK, sektör temsilcileri ile oluşturup istişare ettik. Önümüzdeki günlerde meclise sevk ederek yasalaşmasını sağlayacağız. Dördüncü önem verdiğimiz konu ise piyasa gözetim ve denetim ile ilgilidir. Biz bakanlık olarak sanayi ürünlerinin denetimi ve gözetiminden sorumluyuz. Bunun için de bir çalışma yürütüyoruz. Bunu da kısa sürede meclise sevk edeceğiz. İnşallah Türkiye şartlarına uygun, tüketici haklarını koruyan, piyasaya kalite getiren denetim mekanizmasını kurmuş olacağız. Bugün Forum İstanbul’da asıl önem verdiğim konu ise teknoloji 4.0 dediğimiz Türkiye’nin sanayi devrimini içeren çalışmadır. Bunun için rakamları iyi okumamız gerekiyor. 2017’deyiz. Gelecek yıl sanayide kullanılacak olan robot sayısı yaklaşık 3 milyon adet olması bekleniyor. Ve yine 2018’de birbirine bağlı cihaz sayısı 13 milyardan 29 milyara çıkacak. 2020’de nesnelerin interneti pazarının büyüklüğü 1.7 trilyon dolara yükselecek. Endüstriyel robotların yaratacağı ekonomik etki yıllık 1.2 trilyon dolar olacak. 2025’lerde yapılan çalışmalara dayanarak tahminler: gelişmiş ülkelerdeki imalat süreçleri yüzde 15 ile 25 oranında otomasyona dayalı olacak. OECD ekonomik verileri yenilik aracılığı ile GSYH artışı verimlilik artışına bağlık hale gelecek. 2030’a geldiğimizde dijital teknolojilerin verimlilik gelir dağılım ve çevre üzerine güçlü etkileri olacak. Küresel ticaret hacminin yarısı akıllı nesnelerin etkileşimini kullanacak. Bu çalışmalar sonrası, aslında gelişmiş birçok ülke bu durum karşısında kendi yol haritalarını geliştirmeye çalışıyor. ABD’de buna akıllı imalat, Japonya’da süper toplum 5.0 gibi isimlerle anılan bu süreçlere biz Türkiye’de Türkiye’nin kendi sanayi devrimi diyoruz. Sonuç olarak küresel pazar payımız hızlı bir şekilde eriyecek ve iç pazardaki imalatçılarımız zorlanmaya başlayacak. Akıllı üretim sistemlerini üretmeye ve kullanmaya başlamamız ise yüksek katma değerli üretime geçişimizi kolaylaştıracak ve rekabet gücümüzün sürdürülebilir bir şekilde armasına yardımcı olacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Sanayide ve Ekonomide Dijital Dönüşüm konulu panelde konuşan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Erman Karaca:” Türkiye’nin dijital ekonomiye uyumu ve dönüşümünü çok önemsiyoruz. Endüstri 4.0 konusunda treni kaçırmamamız gerektiğine inanıyoruz. Ülkemiz için de büyük fırsatlar ve riskler söz konusu. Bir üst gelir seviyesine çıkmak istiyorsak dönüşümü başarılı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmeliyiz. Dijital gelişmelerin gündemimizin en üst sıralarında yer alması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Bütüncül bir politikanın devletimiz tarafından desteklenmesi ve büyük resmin hep birlikte görülmesi gerektiğinin altını çizen Karaca:” Bilgi, iletişim ve teknoloji şirketleri olmak üzere diğer tüm sektörlerin mevcut yapısı iyileştirilmeli ve geliştirilmeli. Dijital ekonominin geleceğine baktığımızda bilişimdeki ARGE ve patent sayılarının ve oranlarının GSYH içerisindeki önemi oldukça büyük. Türkiye için daha büyük bir yol var bu konuda. Düzenlemeler ve gelişmeler söz konusu. Umuyorum patent yasası ile birlikte menümüzdeki hem global rekabetçilik endeksinde hem de GSYH’da bunun payını artıracağız. Ekonomiyi bilgi teknolojisine ve büyük veriye uygun hale getirmemiz gerekiyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım ise:” Dijital dönüşüm sürecinde hedeflerin belirlenmesi önemli. Odaklanma da çok önemli. Ülkeler arasında pek bir fark göremiyoruz. Her ülkenin kendi güçlü olduğu alanları var. Türkiye’nin güçlü yanları ne? Tarım verimliliği sağlarsak olabilir; turizm, otomotiv bankacılık yani 7-8 endüstri olabilir. Buralara odaklanarak bir ekonomik sistem kurabiliriz. Mühim olan şu an odaklanmak” dedi.

Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve İran Bölge Başkanı Bora Tuncer:” İnanılmaz bir dijitalleşme yaşıyoruz. 20 sene önce başarılı diye konuştuğumuz kimi şirketlerin yerini tamamen bugün teknoloji devleri aldı. Bunun arkasındaki temel argüman dijital ekonomi. Birkaç kritik noktalardan birisi sayın bakanımızın söylediği gibi hız. Yani kendisinin belirttiği gibi Şili’den sipariş veren birisi Türkiye’deki bir fabrikada üretim sürecini ne kadar çabuk tetiklediğinden bahsediyorum. Son 20 yılda ana değişimlerden biri: haber alma cihazları, akıllı kontrol cihazlarının inanılmaz ucuzlamış olmasıdır. Bugün bir sensörün maliyeti 20 sene öncesine göre 5 kat daha ucuz. Bu bakımdan büyük bir data var elimizde. Hepsinin birleştiği bulut dediğimiz sistem hayata geçti. Bu sistemde herkes datasını bir arada kullanıyor. Bunun bizlere getirdiği fayda rekabet gücü” diyerek sözlerini noktaladı.

Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur: “İnşaat sektöründe henüz birinci sanayi devriminin bir kısmını yeni yapıyoruz. Montaj olmadığı için 2. Sanayi Devrimi’nin öncesindeyiz. Dijital çalışmalarda ise farklı bir yerdeyiz. 1940’a kadar dünya nüfusu 1.3 milyar seviyesindeydi. Şimdi ise 7 milyar seviyelerinde. Sadece insan sayısı değil canlı sayısı da bu oranda artıyor. Etkileşim de artış çok yoğun. İlk telefonun 50 milyon kullanıcıya ulaşım sayısı 59 ya da 39 yıl. WeTalk ise 18 günde milyonlara ulaşmıştı.

Dünya yeniden dizayn ediliyor. Farkındalığı herkese anlatmalıyız. Bugün şirket hedefleri konuşurken hayalimizi geometrik artırmamız gerekiyor. Şu an bugün internete bağlı nesne sayısı 9 milyar. İnşaat önümüzdeki dönemde sağlayacağı katkı çok sınırlı kalacak. Ana gündemimizin toplum olarak bu olması gerekiyor. Biz bundan önce sektörde kaçırdıklarımızın dezavantajlarını yaşadık ancak şu an öyle olmaması gerekiyor” dedi.

Please follow and like us:

Reklam




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


+ 73 = 80