AB – Türkiye ilişkilerinde ikinci bahar mı?..

Reklam

abtürk bayrak

AB – Türkiye ilişkilerinde ikinci bahar mı?..

 

AB Liderler Zirvesi kapsamında göç ve sığınmacı alanında AB – Türkiye Ortak Eylem Planı’nın ve AB – Türkiye ilişkilerinin derinleştirilmesinin ele alındığı toplantıda taraflar arasında anlaşma sağlandı.

7 Mart’ta gerçekleştirilen özel AB – Türkiye Zirvesi’nde Türkiye’nin ek talep ve çözüm önerilerini içeren taslak üzerinde resmi anlaşma sağlanamamış ve karar Liderler Zirvesi’ne ertelenmişti. Anlaşmada öne çıkan unsurlar şu şekilde özetlenebilir:  20 Mart 2016 tarihinden itibaren Türkiye’den Yunan adalarına yasa dışı yollarla geçiş yapan kişiler Türkiye’ye iade edilecek.

Yunan adalarından Türkiye’ye iade edilen herŸ Suriyeli sığınmacı karşılığında, Türkiye’de bulunan bir Suriyeli sığınmacı AB içerisinde yeniden yerleştirilecek.

Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasının Haziran 2016 sonunda kaldırılması hedefiyle vize serbestisi yol haritası, tüm katılımcı ülkeler nezdinde gerekli kıstasların da yerine getirilmesi kaydıyla hızlandırılacak.

AB daha önce ayrılmış olan 3 milyar €’luk kaynağın aktarımını hızlandıracak, öngörülen kaynakların tamamen kullanılması ve belirlenen koşulların yerine getirilmesi durumunda AB, 2018 yılı sonuna kadar ilave 3 milyar €’luk kaynak sağlayacak.

AB Hollanda Dönem Başkanlığı’nın görev süresi içerisinde döneminde mali ve bütçesel hükümler konulu 33 numaralı başlık müzakerelere açılacak.

Zirve sonrası gerçekleştirilen ortak basın toplantısında Başbakan Davutoğlu AB – Türkiye ilişkilerinin kriz yönetimine değil, ortak bir vizyon ve ortak bir geleceğe dayalı olduğunu vurgulayarak, AB’nin geleceğinin Türkiye’siz, Türkiye’nin geleceğinin de AB’siz olamayacağını dile getirdi. AB Konseyi Başkanı Tusk ise sağlanan anlaşmanın AB – Türkiye ilişkileri için bir dönüm noktası teşkil ettiğini söyledi. – AB Liderler Zirvesi’nde AB – Türkiye göç alanında işbirliği kapsamında sağlanan anlaşmaya ilişkin yayımlanan ortak açıklamada, 29 Kasım 2015’de üzerinde anlaşma sağlanan AB – Türkiye ortak eylem planının kararlılıkla uygulanmaya devam edileceği ve bu yönde hâlihazırda önemli ilerleme sağlandığı vurgulandı.

Gelişmeler şu şekilde listelendi: 

Türkiye’de işgücü piyasasının geçici korumaŸ sağlanan Suriyelilere açılması,  Suriye ve diğer ülke vatandaşları için yeni vizeŸ gereklilikleri getirilmesi,  Sahil güvenlik ve emniyet teşkilatı tarafından güvenlik sağlamaya yönelik çalışmaların ve bilgi paylaşımının artırılması,  AB tarafından Türkiye’de bulunan sığınmacılara destek sağlanması amacıyla oluşturulan ek yardım aracı kapsamında 3 milyar €’nun kademeli olarak Türkiye’ye aktarılmaya başlanması,  Vize serbestisi ve 17 numaralı başlığın müzakerelere açılması dâhil olmak üzere katılım müzakerelerine yönelik çalışmalarda ilerleme sağlanması. Türkiye ek olarak 7 Mart’ta, Türkiye’den Yunanistan’a yasadışı yollarla giriş yapan, uluslararası koruma ihtiyacı içinde olmayan tüm göçmenlerin ve Türk kara  sularında yakalanan tüm yasadışı göçmenlerin iadesini kabul etmiştir. AB ve Türkiye göçmen kaçakçıları ağları ile mücadeleye yönelik tedbirleri artırmaya karar vermiştir. NATO’nun göçmen kaçakçılarıyla mücadeleye yönelik operasyonları desteklemek üzere Ege Denizi’nde operasyonlara başlaması olumlu bir gelişmedir. Aynı zamanda Türkiye ile AB hızlı ve kararlı şekilde uygulanması gereken ek çabalara ihtiyaç olduğu konusunda hemfikirdir. Göçmen kaçakçılarının iş modellerini bozmak ve göçmenlerin yaşamlarını riske atmalarına yol açmayacak seçenekler sunmak hedefiyle AB ve Türkiye, Türkiye’den AB’ye doğru yasadışı göçü sonlandırmaya karar vermiştir.

Üzerinde anlaşma sağlanan yeni eylem maddeleri

20 Mart 2016 tarihinden itibaren Türkiye’den Yunan adalarına yasadışı yollarla geçiş yapan kişiler Türkiye’ye iade edilecektir. Bu süreç, toplu halde sınır dışı etme yasağı ilkesi dâhil olmak üzere AB hukuku ve uluslararası hukuk kuralları ile uyum içerisinde uygulanacaktır. Bu uygulama geçici ve olağandışı bir tedbirdir. Yunan adalarına varan göçmenlerin kayıt işlemleri gerçekleştirilecek ve sığınma başvuruları UNHCR ile işbirliği ve Sığınma Prosedürleri Yönetmeliği ile uyum içerisinde, dosya bazında, her kişi için ayrı olarak Yunan yetkililer tarafından incelenecektir. Sığınma başvurusunda bulunmayan göçmenler veya sığınma başvuruları “asılsız” veya “kabul edilemez” bulunan göçmenler Türkiye’ye iade edilecektir. Yunanistan ve Türkiye, AB kurum ve ajanslarının desteği ile 20 Mart’tan itibaren işbirliğinin ve sürecin etkin işlerliğinin güvence altına alınması için Türk yetkililerinin Yunan adalarında, Yunan yetkililerinin Türkiye’de bulunması da dâhil olmak üzere gerekli düzenlemeleri yapacaktır. İade operasyonlarının maliyetleri AB tarafından karşılanacaktır. II. Yunan adalarından Türkiye’ye iade edilen her Suriyeli sığınmacı karşılığında, BM Muhtaçlık Kriteri göz önünde bulundurularak, Türkiye’de bulunan bir Suriyeli sığınmacı AB içerisinde yerleştirilecektir. AB Komisyonu, AB ajansları, üye ülkeler ve UNHCR desteği ile bir mekanizma oluşturularak, bu ilkelerin iadelerin başladığı ilk günden itibaren uygulanması güvence altına alınacaktır. Daha önce AB’ye yasadışı giriş yapmayan veya bu şekilde giriş yapmayı denememiş olan göçmenlere öncelik verilecektir.

AB tarafından bu mekanizma altında yükümlülükler 20 Temmuz 2015’de üye ülke Hükümetlerinin temsilcilerinin AB Konseyi toplantısı sonuçlarında belirlenen üye ülkelerin taahhütleri temelinde (bu kapsamda henüz üye ülkeler arasında nasıl paylaşılacağı belirlenmemiş 18.000 yeniden yerleştirme uygulaması bulunmaktadır) uygulamaya geçildiği andan itibaren yerine getirilecektir. Bu sayının üstünde bir yeniden yerleştirme ihtiyacı olması halinde üye ülkeler gönüllülük temelinde ek 54.000 kişiyi kabul edecektir. Bu temelde AB Komisyonu ilgili karar üzerinde değişiklik önerisi sunacaktır. Bu uygulamaların yasadışı göç sorununa çözüm getirmemesi ve Türkiye’ye iadelerin yukarıda belirtilen yeniden yerleştirme sayısına yaklaşması halinde bu mekanizma yeniden değerlendirmeye tabi tutulacaktır. İade edilen kişilerin sayısının yeniden yerleştirilen kişilerin sayısını aşması halinde mekanizma durdurulacaktır.

Türkiye AB’ye yasadışı göç için kullanılacak yeni deniz ve karayolu rotalarının açılmasını engellemek üzere gerekli tüm tedbirleri alarak, bu yönde komşu ülkeler ve AB ile işbirliği yürütecektir.

Türkiye’den AB’ye yasa dışı geçişler belirgin ve sürdürülebilir bir şekilde azaldığında, Gönüllü İnsani Kabul Planı (Voluntary Humanitarian Admission Scheme) uygulamaya konulacaktır. AB üyelerinin bu plana katılımı gönüllülük ilkesi temelinde gerçekleşecektir.

Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasının Haziran 2016 sonunda kaldırılması hedefiyle vize serbestisi yol  haritası, gerekli kıstasların da yerine getirilmesi kaydıyla tüm katılımcı ülkeler nezdinde hızlandırılacaktır. Bu amaçla Türkiye geri kalan koşulları tamamlamak üzere gerekli adımları atacak, AB Komisyonu Türkiye’nin kıstaslara uyumunu değerlendirdikten sonra Nisan ayı sonuna kadar öneri taslağını hazırlayarak, son kararı verecek olan Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’ne sunacaktır.

AB, Türkiye ile yakın işbirliği içerisinde, daha önce ayrılmış olan 3 milyar €’luk kaynağın aktarımını hızlandıracak, Türkiye’nin Mart ayı sonuna kadar sağlayacağı bilgiler ışığında ilave projelere kaynak aktarımını güvence altına alacaktır. Sığınmacılara yönelik olarak bir hafta içerisinde AB ve Türkiye’nin ortaklaşa belirleyeceği sağlık, eğitim, alt yapı, gıda ve diğer yaşamsal ihtiyaçlara ilişkin ilk projeler “Türkiye’deki Sığınmacılara Yönelik Mali Kaynak” kapsamında fonlanacaktır. Öngörülen kaynakların tamamen kullanılması ve yukarıda sayılan koşulların yerine getirilmesi durumunda AB 2018 yılı sonuna kadar ilave 3 milyar €’luk kaynak sağlayacaktır.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmalar olumludur.

AB ve Türkiye katılım müzakereleri sürecini yeniden canlandırmaya yönelik taahhütlerini yinelemektedir. 17 Numaralı başlığın 14 Aralık 2015’te açılmış olması olumlu bir gelişmedir. Bir sonraki adım olarak AB Hollanda Dönem Başkanlığı döneminde 33 numaralı başlık müzakereler açılacaktır. AB Komisyonu bu yöndeki önerisini Nisan ayı içerisinde sunacaktır. Diğer başlıkların açılmasına yönelik hazırlık çalışmaları mevcut kurallara uygun şekilde üye ülkelerin pozisyonlarından bağımsız olarak hızlandırılacaktır.

AB ve üye ülkeler, yerel halkın ve sığınmacıların daha güvenli şartlarda yaşamasına olanak sağlayacak şekilde Türkiye sınırına yakın belirli bölgeler başta olmak üzere Suriye’de insani şartların iyileştirilmesi için Türkiye ile ortak çalışmalar yürütecektir. Tüm bu çalışmalar eşzamanlı yürütülecek ve her ay ortaklaşa değerlendirilecektir. AB ve Türkiye 29 Kasım 2015 tarihli ortak açıklamada belirlendiği şekilde tekrar bir araya gelecektir.

Please follow and like us:
error0

Reklam




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


31 − = 24