Üyelik müzakereleri AB ve Türkiye ilişkilerinin köşe taşıdır.

Reklam

abtürk bayrak Üyelik müzakereleri AB ve Türkiye ilişkilerinin köşe taşıdır.

 

 

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini, Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn, Ankara’da gerçekleştirilen AB – Türkiye Yüksek Düzeyde Siyasi Diyalog toplantısı kapsamında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır bir araya geldi. Toplantı sonrasında gerçekleştirilen ortak basın toplantısında açıklamalar yapıldı.

• 29 Kasım’da AB liderleri ve Türkiye arasında gerçekleştirilen zirve Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki ilişkilerin ve katılım müzakerelerinin yeniden canlandırılmasında bir dönüm noktasıdır.

Müzakerelerin canlandırılması için varılan mutabakat sonrasında Ekonomi ve Para Politikaları başlığı 14 Aralık 2015 tarihinde müzakerelere açılmıştır; diğer müzakere başlıklarının açılabilmesi için hazırlık çalışmaları sürdürülmekte ve bu çalışmaların 2016 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması öngörülmektedir. Türkiye bu alanda AB Komisyonu ile yakın işbirliğini önemsemektedir.

• Türk hükümeti 11 Aralık 2015’te Reform Eylem Grubu’nu toplamış ve hukukun üstünlüğü ile temel haklar alanlarındaki reformlar da dahil olmak üzere siyasi reform sürecini devam ettirme yönündeki kararlılığını ortaya koymuştur. Her iki taraf da Türk vatandaşlarına Şengen Alanı içerisinde vize serbestisi sağlanması sürecini Ekim 2016’ya kadar tamamlama taahhütlerini vurgulamaktadır. Vize Serbestisi Yol Haritası kriterlerinin tüm katılımcı ülkelerce tamamlanması, Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması bunun ön koşullarıdır. AB Komisyonu’nun Mart ayı başında yayımlayacağı ikinci rapor önem taşımaktadır.

• AB ve Türkiye düzensiz göç ve sığınmacı krizini yönetebilmek için büyük çaba sarf edilmesi gerektiğine inanmaktadır. 29 Kasım tarihli Ortak Eylem Planı ile ilgili uygulamalar 25 Ocak tarihli Siyasi Diyalog toplantısında ele alınmıştır. Çalışma izni yasası gibi Türkiye’nin geçici koruma altındaki Suriyelilerin sosyo-ekonomik durumunu geliştirmeye yönelik olarak attığı adımlar olumludur. Düzensiz göç ve kaçakçılık ağlarıyla mücadele alanlarında daha fazla sonuç elde edilmesine ihtiyaç bulunduğunun altı çizilmiştir. AB ve Türkiye, Türk Sahil Güvenlik kuvvetlerinin denetim ve müdahale kapasitelerinin artırılmasının yanı sıra göçmen ve göç akımları ve konusunda eşgüdüm raporlarının oluşturulması konularında mutabıktır.

• AB, 3 milyar €‘luk Sığınma Fonu oluşturarak Türkiye’nin ihtiyaçları için mali destek taahhüdünde bulunmuştur. Siyasi Diyalog toplantısında, göçmenlerle ilgili ihtiyaçların belirlenmesi için yapılacak çalışmalar sonrasında Sığınma Fonu’nun tamamlanması ve uygulamaya konulmasında Türkiye ile işbirliği içinde hızlı bir ilerleme kaydedilmesi gereğine vurgu yapılmıştır. AB ve Türkiye, Eylem Planı ve AB-Türkiye zirve bildirisinde de belirtildiği gibi külfetlerin paylaşımına uygun bir yaklaşım içerisinde, yeniden yerleştirme programının oluşturulmasında işbirliğine gerek olduğunun altını çizmektedir.

• Enerji, AB ve Türkiye ilişkilerinde anahtar öneme sahip bir konu başlığı durumundadır. İki taraf da 28 Haziran’da Türkiye’de gerçekleştirilecek olan Yüksek Düzeyde Enerji Diyaloğu Toplantısı ve Nisan ayında düzenlenecek olan Yüksek Düzeyde Ekonomi Diyaloğu Toplantısı hazırlıklarında kaydedilen ilerlemeyi olumlu karşılamaktadır.

• AB ve Türkiye, 2016 sonunda müzakerelerin resmen başlatılmasını sağlamak üzere Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çalışmaları ile ilgili ilerleme kaydedilmesi gereğinin altını çizmektedir.

• Suriye, Irak ve Libya’da son durum ile ilgili görüş alışverişi gerçekleştirilmiştir; iki taraf da Suriye sorununun kapsamlı ve sürdürülebilir çözümü için siyasi sürecin başlatılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. Taraflar Viyana Bildirisi’nde ifade edilen ve 2254 sayılı Birleşmiş Milletler kararı ile onaylanan Cenevre Bildirisi temelindeki siyasi sürece bağlılıklarını yeniden teyit etmektedir.

• Avrupa Birliği, Türkiye’nin AB operasyonları ve misyonlarına sağladığı katkıyı önemsemektedir.

• Terörizmle mücadele, 29 Kasım tarihindeki AB-Türkiye zirvesinde öncelikli bir alan olarak belirlenmiştir. Taraflar 25 Ocak’taki toplantıda bu alandaki çabalarını artıracaklarını ve DAEŞ terör örgütünden kaynaklanan tehditle ortak mücadele edeceklerini yeniden teyit etmiştir. Türkiye’nin EUROPOL’e bir temsilci atama kararı AB açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

• AB, PKK’nın terör saldırılarının önlenmesi için PKK’nın Avrupa’daki mevcudiyetine karşı mücadele konusundaki taahhüdünü sürdürmektedir. Avrupa Birliği Kürt sorununun çözüm sürecine bir an önce geri dönülmesinin önemini vurgulamaktadır; kalıcı ve barışçı bir çözümün Türkiye’deki tüm vatandaşların yararına olacağına inanmaktadır.

• Kıbrıs barış süreci görüşmelerinde kaydedilen ilerleme olumludur; AB ve Türkiye Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin kapsamlı çözüm çabalarına tam destek vermeyi taahhüt etmektedir.

• AB ve Türkiye, aradaki ilişkilerin temelini üyelik müzakerelerinin oluşturduğuna inanmaktadır ve ilişkilerin canlandırıldığı bu dönemin somut sonuçlar ortaya koyması için kapsamlı bir gündem izleme konusunda kararlılıklarını bir kez daha yinelemektedir.

• Yakalanan yeni ivmenin sürdürülmesi amacıyla, ikinci AB-Türkiye zirvesi öncesinde yeni bir Yüksek Düzeyde Siyasi Diyalog toplantısı için ortak iş planı üzerinde mutabık kalınmıştır.

Please follow and like us:
error0

Reklam




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


− 1 = 4