Marka konferansında “Marka” mız yok ?

Reklam

Marka konferansında “Marka” mız yok ?

Marka Konferansları her geçen yıl daha da sönük geçiyor. Konferansa katılanların her geçen yıl görüşleri bu doğrultuda olduğuna göre Marka konferansı adı altında düzenlenen bu etkinliklerin aslında gerçek markalardan ne kadar uzak olduğunu anlamak için kahin olmak gerekmez.

Çok büyük bütçelerle düzenlenen bu organizasyonlarda sponsor firmaların da artık bir durup düşünmeleri gerekiyor.

En son Marka 2014’ü izledikten sonra artık bu Marka konferanslarının formatının tamamen değişmesi gerektiğini düşünmüştüm. Son derece monoton ve sıradan gelmişti.

Bu yüzden bu yıl en erken kayıt yaptırmama rağmen katılma şansı bulamadığım konferansın bu yıl da pek farklı olmadığını öğrenmiş buluyorum.

Bu sene 70 sponsorla gerçekleştirilmiş olan bu konferansta 45 konuşmacı 15 dakika ile sınırlı seanslarla mesajlarını verdiler.

Sanırım tüm katılımcıların ve izleyenlerin dikkatleri, dünyaca ünlü  ‘yeşil şef’ Arthur Dawson tarafından ‘Yeşil Restoranlarda Sürdürülebilirlik’ başlıklı oturumda ele alınan “sürdürülebilirlik” konusunun çok farklı bir açıdan ele alınmasıydı.

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ile kızı Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın ‘ın birlikte yer aldıkları oturumda’ Sermayesiz Girişimcilik ‘ konusunu ele almaları irdelenmesi konferansın artılarından olmuş bence.

İtalya’dan Sonra Türkiye’de de yayınladığı ‘Sen Benim Hayatımsın’ adlı kitapla çok satanlar Listesinde birinci sıradaki Ferzan Özpetek’in,  ‘İstanbul, Aşk duygular A.Ş.’ sohbeti ilgi çeken seanslardan olduğu belirtildi.

Türkiye’nin ilk Nöro-pazarlama Şirketi Olan ThinkNeuro’nun Ceo’su Dr. Yener Girişken, pazarlama ekiplerinin sıkça başvurduğu ‘Ürün Yerleştirme’ yöntemini Nöro-pazarlama verileri ile ele alarak yaptığı araştırmanın sonuçlarını ilk defa konferansta açıklaması da artılardan sayılır.

Bir dünya markası olmayan bir ülkede maalesef Marka konferansı olmuş olmamış ne fark eder.

Küreselleşen dünyada ülkeler güçlü markalarıyla kendilerini tanıtıyorlar ve ekonomileri de bu markalar sayesinde gelişmiş.

Ne diyeyim?

“Neyse halim o çıksın falım” pardon markam diyerek yazımı sonlandırayım.

 

Please follow and like us:
error0

Reklam




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


− 2 = 1