Ayhan ONGUN, “Kalbim yine üzgün…!”
Ayhan ONGUN - BODRUM
KALBİM YİNE ÜZGÜN, SENİ ANDIM DA DERİNDEN!
Cevat Şakir’in, Bodrum’ a gelenlerin bir daha geri dönemediklerini anlattığı Yokuşbaşı’ ndan denize doğru değil de sola ormanlık alana saptığınızda, Kızılağaç yolu üzerinde, ünlü bestekar Selahattin Pınar’ın adıyla anılan çiftlikte, küçük, şirin bir evde yazdığım ilk yazının başlığı ancak böyle olabilirdi!
İnsanın ruhunu dinlendiren bir atmosferde, Altın abinin o inanılmaz sıcak ilgisiyle yerleştiğim bu güzel mekan, kalbimin derinliklerinde sızlayan bir yarayı tedavi edecekti sanki. Yarımadaya yerleştiğimden bu yana ilk kez bedenimi bu kadar yalnız ama özgür; ruhumu dingin hissettim.
Ne çalmayan telefonlar, ne aramayan dostlar, ne özlemleri özgürlüğümden daha değerli çocuklarım, ne de yüreğimin ağrıyan sol yanı; hiçbiri şu an duyumsadığım huzurun önüne geçemiyor.
Yahya Kemal Beyatlı’ nın dizelerinden Selahattin Pınar’ ın bestesiyle ortaya çıkmış bu güzel şarkının nağmelerine karışan kuş sesleri, çok uzaklara götürse de beni; yanı başımda çam ağaçlarının genzimi yakan kokusu, yeniden kendime gelmemi sağlıyor.
Ne zaman dalıp gözlerine baksam/gözlerinde bir hüzün niye gülüm/ şimdi senden bu kadar uzaksam/gözlerin hep gülsün diye gülüm
Rahmetli yaşasaydı kim bilir ne güzel bir beste olurdu bu dizeler! Dizlerimden aşağıya doğru gezinip duran sızılar kadar, bu dizeler acıtıyor canımı.
Her köşesi ayrı bir güzel yarımadanın, orman canilerinden ancak kurtarılabilmiş bu köşesinde dindirmeye çalışacağım iç sıkıntılarımla baş başa, yeni bir yaşam beni bekliyor.
Sincan özerk bölgesinde Uygur Türkleri niye öldürülür, orta doğunun bir yerlerinde her gün yeni bir intihar saldırısı niye yapılır, ABD askerleri Irak’tan ne zaman çıkar, Türkiye’ de yeni bir Ergenekon operasyonu ne zaman başlar? Diye düşünmeden, yargının tekliği ve bağımsızlığı konusunda CHP’ nin tavrını sorgulamadan ve hatta gazete okumadan, televizyon izlemeden kuşları dinleyebilsem, denizin mavisinde, ormanın yeşilinde ruhumu dinlendirebilsem!
Hayal etme özgürlüğünü bile bize çok gören, bu acımasız, bu kahrolası dünyaya, bu zalim insanlara inat, hayvanlarla dost olup, bitkilerle konuşabilsek; sevginin, barışın egemen olduğu yepyeni bir dünya kurabilsek!…….
Doğanın bu olağanüstü derinliği, bakın neler düşündürüyor insana! Kuşkusuz bunda aşağıdan yukarıya doğru süzülerek gelen klasik müziğin de etkisi büyük.
Altın Abi, ne kadar teşekkür etsem azdır sana! Bu güzellikleri, bu duyguları yaşama olanağını bana verdiğin için.
Bu güzel ülkenin dört bir yanında her gün yeni işsizler, yeni açlar, açıkta kalanların yüreğimi burkan o dayanılmaz acısını; geleceğe ilişkin umutları yok olup giden gençlerin çaresizliklerini, korkularının esiri olmuş bir toplumun cinnet hallerini görerek, duyarak, ne kadar huzurlu olabilir bir insan bilemem ama ben bir kez daha deneyeceğim.
Çok zaman oldu, şarkı söylemeyeli, şiir okumayalı; gülmeyi zaten bilmezdim, unutmuşum gülümsemeyi! Şimdi aklımda kalan ne kadar dize varsa okumak, ardından da bildiğim tüm şarkıları söylemek istiyorum; üstelik de Selahattin Pınar’ ın adıyla anılan bir çiftlikte kuş seslerine karışacak sesim!………………..
Popularity: 6% [?]








Yorum Yapın