Doç. Dr. Uğur Özgöker Türkiye’nin yapamadığını yaptı

Reklam

uğur özgöker

Doç. Dr. Uğur Özgöker Türkiye’nin yapamadığını yaptı

 

KKTC ve Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan, Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Uğur Özgöker’in, Türkçe’nin Avrupa Birliği resmi dillerinden birisi olması konusunda 3 yıldır verdiği mücadele, Avrupa Parlamentosu’nun almış olduğu Türkçe’nin Avrupa Birliği resmi dillerinden birisi olması kararı ile son buldu. AP bu kararı 133 ret oyuna karşılık, 375 evet oyu ile aldı.

 

Türk Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Derneği Başkanı da olan Uğur Özgöker, konuyla ilgili şunları söyledi:  “Kıbrıs 2004 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB’ne tam üye alındı. Her ne kadar tam üyelik Rum tarafının yararına olduysa da teknik olarak Kıbrıs bir bütün olarak AB’ye alındı.

Ada’nın Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB’ye alınması, AB’nin Kurucu Antlaşmalarında yer alan AB’ye tam üye olan ülkenin resmi dili(dilleri), AB’nin resmi dilidir kuralı gereği Kıbrıs’ta konuşulan Rumca ve Türkçe, AB’nin resmi dili olmasını zorunlu kılıyordu. Ancak AB Türkçe’yi yok hükmünde saydı.

Kıbrıs’ın AB’ye tam üyeliği sonrasında konuyla alakalı gerek KKTC’de, gerekse Türkiye’de hükümet düzeyinde bazı girişimlerim de oldu. Daha sonra bireysel girişimlerle, Türkçe’nin AB’nin resmi dil olmasıyla alakalı 2013 yılında ilk başvurumu AB Komisyonu Kıbrıs Daimi Temsilciliği’ne ardında da Brüksel AB Komisyon Başkanlığı ile Lüksemburg Avrupa Birliği Adalet Divanı’na yaptım.

Bu konuda zaman zaman basına demeç de verdim. Özellikle AB Komisyonu’nun bir önceki Eğitim, Kültür, Çok Dillilik ve Gençlik’ten Sorumlu eski AB Komiseri Androulla Vasiliou (Kıbrıs Rum Kesimi eski Cumhurbaşkanı Yorgos Vasiliou eşi)’i eleştirerek, Bayan Klerides’in kendi ülkesinin resmi dili olan Türkçe’yi KASITLI olarak, AB’nin resmi dilleri arasına girmesi konusunda çaba göstermediğini söyledim.

Bayan Vasiliou, onbeş yirmi bin kişinin konuştuğu Maltaca (Maltese), Lüksemburgca (Luxembourgois) ile birkaç yüz bin kişinin konuştuğu Estonca-Letonce ve Litvanyaca gibi dillerin resmi diller olmasını sağlarken, kendi ülkesinin dillerinden biri olan Türkçe’yi resmi dillerden biri hale gelmesi için, gerekli çalışmayı yapmayarak, çifte standart uygulamıştır.

2015 yılında DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği bünyesinde bir “Komisyon” kurduk.  Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Bozçelik, Yönetim Kurulu üyesi olarak ben ve DMW AB Danışmanı Musa Karademir’den oluşan Komisyon çeşitli yazışmalar ve görüşmeler yaptı. DMW Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Bozçelik bu konuda Avrupa Birliği nezdinde Brüksel’de girişimlerde bulundu.

Özellikle de Kıbrıs’ta Kasım 2015’de yapılan Barışa Giden Yolda Kıbrıs Uluslararası İşbirliği ve Yatırım Zirvesi’nde konuyu Avrupalı dostlarımıza tekrar anlattık.

AP’nin bu kararı alması aslında gecikmiş adaletin tecelli etmesidir. Aynı şeyin KKTC’nin AB’ye tam üye alınması ile tamamlanması gerekir.

Şunu belirtmek de fayda var ki Türkçe’nin AB’nin resmi dillerinden biri olmasının, Türkiye’nin AB tam üyeliği ile alakası yoktur. Çünkü konu Kıbrıs’ın bir bütün olarak, yani Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB’ye tam üye alınmasıdır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi iki dili vardır. Rumca ve Türkçe! Bundan dolayıdır ki Rumca ile beraber, Türkçe’nin de Kıbrıs üzerinden AB’nin resmi dillerinden birisi olması hukuki haktır. Tıpkı, Serbest dolaşım hakkının Türkiye tarafından kazanılmış bir hak olması gibi.

 AB Parlamentosu’nun Karar’ının Orijinal Metni

Welcomes the initiative of the President of the Republic of Cyprus, Mr Nicos Anastasiades, to make Turkish an official language of the EU, and urges the parties to accelerate this process; notes that the implementation of the EU acquis in the future Turkish Cypriot constituent state upon entry into force of the settlement agreement must already be well prepared; welcomes, in this connection, the establishment of the bi-communal ad hoc committee on EU preparation; encourages both the European Parliament and the Commission to intensify their efforts to engage with Turkish Cypriots in preparation to fully integrate into the EU; encourages the President of the European Parliament to take the necessary steps in the event of a settlement;

Please follow and like us:

Reklam




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


18 + = 22