Cem KAR, “Her kafadan bir ses çıktı!”



cem

Cem KAR - KKTC

cccemkar@gmail.com

Her kafadan bir ses çıktı!

Ban Ki Moon’un Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret, Kıbrıs ve Dünya Basını’nda geniş yankı buldu. Cem Kar’ın sunduğu Öğlen Ajansı programında gerçekleştirilen telefon bağlantıları ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Moon’un ziyaretinin Kuzey Kıbrıs, İngiltere, Türkiye ve Yunanistan basının da nasıl yorumlandığı soruları cevap bulmuş oldu.

FINDIK: “Dünyanın dikkatini Kıbrıs’a çekti”

“Dün de belirttiğim gibi bence Ban Ki Moon müzakerelere destek vermeye geldi. Dediğini de yaptı. Bence bir mutabakat metni çıkması mümkün değildi. Ama bir ortak açıklama çıkması bile bana göre çok önemli. Bugünkü basın organlarına bakarsak birçoğu bunu küçümsedi gibime geldi benim. Aslında bakarsak bu kolay değildir. Ban Ki Moon’un adaya gelişi bile büyük bir olaydır. Ban Ki Moon bütün dünyanın dikkatini buraya çekti ve “burada iki lider eğer katkılarını koyarlarsa bu iş kısa sürede çözüme kavuşur” mesajını verdi. Bana göre, açık mesaj buydu. Ne konuşulduğu halen masada görüşülmektedir. Ama bilinen bir gerçek vardır ki o da yönetim ve güç paylaşımı konusunda büyük adımlar atılmıştır. İlerleme sağlanmayan konu henüz masaya gelmemiş olan “toprak” konusu ve güvenlik ve garantileri konusudur. Mülkiyet konusunda da çetrefilli bir konu olmasına rağmen belirli bir ilerleme sağlanmıştır. Bütünlüklü çözümün olması için henüz masaya yatırılmamış olan konuların da tek tek ele alınması gereklidir. Biliyorsunuz ki Sayın Talat, “Ben toprak konusunu en son görüşürüm” dedi. Yani bütün bu başlıklarda bir aşamaya gelindiği zaman o andan itibaren toprak konusunu görüşebileceğini bildirdi.”
Seçimlerin müzakere sürecini nasıl etkilediği konusuyla ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Fındık, “Bana göre bu Kıbrıs sorunu açısından bir şanssızlıktır. 2004 yılında yapılan referandumdan sonra uzun bir süre Kıbrıs sorunu ele alınamamıştı. Bunun nedeni de Güney’de Papadapulos’un cumhurbaşkanı olmasıydı. Bunun arkasında 2008 Şubatında seçimler oldu ve Papadapulos evine gönderildi. Yerine “çözümcü” olduğunu söyleyen Hristofyas getirildi ve o günden sonra görüşmeler başladı. Aslında bütün hedef 2010 yılı nisan ayından önce bu görüşmelerin tamamlanıp bir referandumun gerçekleşmesiydi. Ama maalesef Rum tarafının işi ağırdan alması nedeniyle süreç uzadı. Bu bir şanssızlıktır. Sayın Talat görüşmelerin devam edeceğini ve askıya alınmayacağını açıkladı. Bildiğim kadarıyla bu aynı zamanda Sayın Erdoğan’ın da ricasıdır. Dolayısıyla ben burada bir yol kazası olacağını düşünmüyorum. Her ne kadar bazı siyasi gözlemciler Eroğlu’nun daha şanslı olduğunu söylese bile böyle bir şansın Kıbrıs Türkü’ne son yıllarda ilk defa denk geldiğini düşünüyorum. O nedenle de bunun heba edilmemesini ve Kıbrıs Türkü’nün de böyle bir hata yapmayacağını ümit ediyorum” dedi.

TANPINAR: “İçişlerine müdahalede bulundu”

“Öncelikle Ban Ki Moon’un yapmış olduğu basın açıklamasının satır aralarına bakmak lazım. Bir kere Genel Sekreter açıklamada dikkat edilirse iki toplumluluk, iki kesimlilik konularının hiçbirine değinmedi. Bir ortaklık tesis edilecektir tarzında da bir açıklamada bulunmadı. Bir de bizim bu zamana kadar üstünde titizlikle durduğumuz Kıbrıs’ta iki halkın varlığı konusunda da “Kıbrıs Halkı” diye ifade etti. Bir de daha da önemlisi seçimlere açıkça bir müdahalesi oldu ve dedi ki ” ben bu iki liderin karşılıklı olarak yarar sağlayacakları bir çözüm üreteceklerine eminim” ifadesinde bulundu. Peki bir Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olarak niye böyle bir yaklaşımda bulunuyorsun. Bu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İç İşlerine yapılan bir müdahaledir.
Dolayısı ile bende sıkıntı var hissiyatı oluşmuştur. Bu geri adımların telafisi yoktur. Çıtayı aşağı çekmek bir daha o çıtayı eski yerine koyamama durumunu doğuracaktır. O nedenle bütün bunlara çok dikkat etmek gerekir. Çok sıkıntılı bir dönem içerisinden geçeceğiz. Bir taraftan görüşmeler sürecinin devam edeceği sinyalleri de var ki bu son derece yanlıştır. Çünkü bütün seçim süreci zaten müzakereler sürecine endekslenmiş durumdadır. Dolayısı ile bir yandan seçim sürecini devam ettirip diğer yandan görüşmelere devam etmek yanlıştır” dedi.

SAFA: “Ban’ın ziyareti BBC’de yer aldı”

“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs’a yapmış ziyaret ile ilgili olarak BBC haber sitesinde bir yorum yayınlandı. BBC, BM Genel Sekreteri’nin adada devam eden müzakere süreci ile ilgili olarak bilgi aldığını ve 16 ay içerisinde gelinen durumdan iki liderin de adada kalıcı ve barışçıl bir çözümden yana olduklarından memnuniyet duyduğunu ve cesaret aldığını söylediğine yer verdi. BBC, Ban Ki Moon’un gelişmelerden yana ümitkar olduğunu belirtmekle birlikte adayla ve adadaki siyasi görüşmelerle ilgili birçok konunun hala iki lider ve iki toplum arasında henüz çözümlenmediğini de vurgularken yaşanılan gelişmelerin oldukça yavaş ilerlediğine dikkat çekti. İngiliz Dış İşleri Bakanlığı bu konuyla ilgili olarak her zamanki yorumunu yaptı. Bu yorum, “adadaki çözümün Kıbrıslılar tarafından ve Kıbrıs için alınacağına ilişkindi. İngiltere’nin ada ile ilgili istekleri malum. İngiltere bu konuyla ilgili olarak, yıllardır değişmeyen iki toplumlu, iki ayrı federe devletin olmasından yanadır. Bu sebeple bu konudaki açıklamaları yine aynı doğrultudadır” dedi. Başbakan Eroğlu’nun gerçekleştireceği Londra ziyareti ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Safa, ” Başbakan Eroğlu, İngiltere’de bulunan İngiltere&Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın davetlisi olarak yarın İngiltere’ye gelecektir. Bize ulaşan bilgilere göre başbakan Pazar günü adaya geri dönecektir. Yanında eşi Meral Eroğlu ve halkla ilişkiler danışmanı da olacaktır. Gezi programına göre başbakan, perşembe günü halka açık bir konferans düzenleyecektir ki bu konferansa geniş bir katılım olması beklenmektedir. Başbakan’ın İngiltere’de herhangi bir siyasetçi ile görüşüp görüşmeyeceği ise şu zamana kadar netlik kazanmamıştır” dedi. Eroğlu’nun seçimlerden önce İngiltere’ye gerçekleştireceği ziyaretin doğrudan seçimlerle alakası bulunup bulunmadığı konusunda da açıklama yapan Safa, ” bu konu çeşitli yorumlara neden olmuştur. Bu ziyaret Sayın Eroğlu’nun Başbakan olduktan sonra İngiltere’ye gerçekleştireceği ilk resmi ziyaret olacaktır. Bu sebeple bu ziyaret farklı çevrelerce farklı yorumlara neden olmuştur. Ancak şunu söyleyebilirim ki hem sayın cumhurbaşkanının hem de sayın başbakanın İngiltere’ye gerçekleştirmiş oldukları ve gerçekleştirecekleri bu ziyaret burada bulunan vatandaşlar tarafından çok olumlu bir şekilde karşılanmıştır” dedi.

DİLEK: “Ankara’da beklentiler boşa çıktı”

“Aslına bakarsanız Ban Ki Moon’un ziyareti öncesinde Ankara’da beklentiler üst düzeydeydi. Yani Ban Ki Moon Ada’ya gelecekti ve bir takım açıklamalarla bu gelinen sürece ilişkin desteğini ortaya koyacaktı. Yani daha somut bir plan/proje ve daha somut bir açılım bekleniyordu Ban Ki Moon’dan. Ancak Ban Ki Moon adaya gitti ve Ankara’daki beklentiler bir ölçüde boşa çıktı diyebiliriz. Çünkü Ban Ki Moon’dan beklenen açıklama gelmedi. Ban Ki Moon sadece, “çözüme yakınız” demekle yetindi ve çözümü bulacak olan kişileri yani Hristofyas ve Talat’ı işaret etti. Burada beklenti daha üst düzeydeydi. Daha farklı bir açılımla destek vermesi, daha farklı bir yaklaşım sergilemesi bekleniyordu. Ancak Ban Ki Moon, öyle yapmadı. Şimdi aslına bakarsanız Ankara’daki genel hava daha önceden zaten şekillenmişti diyebiliriz. Çünkü Ban Ki Moon adaya gelmeden önce Talat ve Hristofyas’ın kritik konularda anlaşmaya vardığı haberleri basına yansımıştı. İşte basına yansıyan bu bilgiler Ankara’da temelde 2 farklı görüşe neden oldu. İlk görüşte denildi ki, Türkiye ve Türk tarafı bir ölçüde taviz verdi. Verdiği taviz ise, “çapraz oy sistemi” gündeme geldi. Çapraz oy sistemi adadaki siyasi eşitliğin hızlandırılması anlamına geliyordu bu teze göre. Diğer taraftan kritik eşik aşıldı. İki tarafta çözüme daha yakın denildi. İşte bu iki düşünce arasında Ban Ki Moon’un bir denge kurması, Ban Ki Moon’un ziyareti esnasında daha ileri noktada bir anlaşma zemini oluşacağı yönünde bir açıklama yapması bekleniyordu. Ancak dediğim gibi bu olmadı. Diğer yandan Ban Ki Moon’un bir sözü de Ankara’da şaşkınlıkla karşılandı. Ban Ki Moon, “çözüme her zamankinden daha yakınız” dedi. Kıbrıs’ta çözüm hiçbir zaman uzak olmadı aslında. Kıbrıs’ta referandum gecesi de çözüm çok yakındı. Ancak bundan kaçan Rum tarafı olmuştu.
Ban Ki Moon’un, Mehmet Ali Talat ile cumhurbaşkanlığında görüşmesine Rum kesiminden bazı kişilerin tepki göstermesinin Türkiye’de nasıl algılandığı konusunda da açıklamalar yapan Dilek, ” Ben bu konuya kendimce yanıt vermek istiyorum. Bu konu tamamen Rum’ların şımarıklığıdır. Siz hem kapris yapacaksınız, hem de çözüme bu kadar yakın davranacaksınız. Bu Rumların her zaman sergilemiş olduğu bir şımarıklıktır, başka bir şey değildir diye düşünüyorum ben. Kıbrıs’ta bağımsız bir şekilde ilerleyen çok da güzel bir demokrasi vardır. Dolayısıyla oranın bir cumhurbaşkanı vardır. Tabii ki de Ban Ki Moon geldiğinde onu cumhurbaşkanlığı köşkünde ağırlaması en doğal hakkıdır. Gerçi Ban Ki Moon geri adım attı. “Ben Türk Toplumu lideri ile görüştüm” dedi ama sonuçta Sayın Talat, Kıbrıs Türk Halkı’nın bağımsız oyları ile seçtiği bir cumhurbaşkanıdır. Bu sebeple yapılan hareket çocukça bir şımarıklıktır diye düşünüyorum ben” dedi.

STELGİAS: “Yunanistan’da üney’in reaksiyonu üzerine duruldu”

“Önceki gün itibariyle Ban Ki Moon’un ziyareti kısa bir haber olarak geçti Yunanistan’da. Malum Yunanistan şu anda bir ekonomik kriz ile cebelleşiyor. Bu sebeple ekonomik kriz gündemin ilk maddesini oluşturuyor. O açıdan Kıbrıs’ta olup bitenler ve Ban Ki Moon’un ziyareti küçük bir satır arası olarak geçti diyebilirim. Yunanistan’daki basın kuruluşları genelde Kıbrıs’ın Güney Kesimi’nden gelen röportajlar ve haberler üzerine konuyla ilgili yer verdi ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin olayla ilgili reaksiyonu üzerinde duruldu. Ban Ki Moon’un Talat ile cumhurbaşkanlığına görüşmesinin Yunanistan üzerinde nasıl bir yankı bulduğu sorusuna cevap veren Stelgias, ” Dün öğlen yenilen yemek sonrasında ufak çaplı bir kriz oluştu diyebiliriz. Bütün siyasi partiler Ban’ın Kuzey’deki o yemeği karşısında negatif bir pozisyona geçtiler. Hatta bir ara Ban’ın ziyaretinin ilerleyen saatler açısından da acaba olumsuz gelişmeler yaşanabilir mi sorularını da beraberinde getirdi. Bu beklenen tarzda bir olumsuz havaydı. Ama aslında o kadar da geniş boyutlara ulaşmadı da diyebiliriz. Bilindik tepkilerle sınırlı kaldı. Geniş çaplı protesto eylemleri yoktu” dedi. Mutabakat metni konusunda Ban Ki Moon’un küçük bir açıklama yapmasının yarattığı hayal kırıklığı ile ilgili olarak konuşan Stelgias, ” Güney’de temkinli tepkiler daha fazlaydı ve bu kesim çoğunluğu oluşturdu. Güney Kesimi’nin tavrı aslında nettir. Çözüm yolunda bir- iki olumlu adım bekliyor Türk tarafından. Güney Kıbrıs’ta özellikle bu konunu altı çiziliyor. Mülkiyet konusu çok çetrefilli bir konudur ki geçenlerde Orams Davası ile ilgili olarak tekrardan gündeme geldi. Ufak ufak adımlarla belki çözüme daha fazla motive olabilir Güney Kıbrıs”. Ama bu adımlar gelmediği sürece Ankara tarafından ya da Kuzey Lefkoşa tarafından sadece söylemlere dönük açılımlar olduğu sürece Güney Kıbrıs’ın tavrının değişmeyeceği ortadadır ki Ban Gezisi bağlamında da bu ortaya çıkmıştır diyebiliriz” dedi.

Popularity: 7% [?]


Bu Yazıya Puan Verin

Benzer Yazılar
 
Cem
Cem KAR, “İletişim Çağı Mı? O Ne?”
Cem KAR- KKTC cccemkar@gmail.com İLETİŞİM ÇAĞI MI? O NE? “İletişim çağındayız” sözünü defalarca duymuş olmalısınız. Hatırlayın; ekranlarda izlediğiniz bir çok isim bu söze atıfta bulunup bir çok kez cümle kurmuş olmalı… Evet iletişim çağındayız; telefonumuz, internetimiz, televizyonumuz vesaire ile… Ve teknolojinin hızla geliştiği dünyamızda iletişim unsurlarına ulaşmamızda aynı ölçüde UCUZLUYOR… Fakat bir çok şeyin zıt olduğu ülkemiz, bu... Devamını Oku »

Cem
Cem KAR, “Teşekkür Sendromu”
Cem KAR - KKTC cccemkar@gmail.com TEŞEKKÜR” SENDROMU Artık olumsuzluklar mı, yoksa iş yapamamak mı onları bu hale getirdi bilmiyorum ama ilginç bir “teşekkür” sendromu var yurdum esnafında… Dereboyu’ndan başlayalım… Dereboyu esnaflarından Cadı Bar’ın sahibi Naime hanım (nam-ı diğer Cadı) ile yaptığımız sohbetlerde ilginç şeyler ortaya çıktı! Çok kıymetli yetkililerimize erken saatte Dereboyu’nda ki işyerlerini kapattıkları... Devamını Oku »

Cem
Cem KAR, “Eroğlu “ben daha iyi Talat’ım”"
Cem KAR - KKTC cccemkar@gmail.com “EROĞLU, ‘Ben daha iyi TALAT’ım” Çözümleyemediğimiz bir konu olan ‘nasıl bir çözüm’ konusu ülkemiz insanının da tam olarak yanıt veremediği bir konu olsa gerek; zira son Cumhurbaşkanlığı seçimi bunun bir göstergesi… ‘Çözüm yanlısı olan’ ve ‘olmayan’ şeklinde lanse edilmeye çalışılan her iki adayın söylemlerine baktığımızda onlarında gündemlerinde bu yoktu ve bu tartışmanın... Devamını Oku »

Cem
Cem KAR Röportajı - “Denktaş’tan Hodri Meydan”
Cem KAR - KKTC cccemkar@gmail.com DENKTAŞ’TAN HODRİ MEYDAN Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın sorularını yanıtlayan Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Orams davası, Ban Ki-Mun’un adaya gelişi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Denktaş Orams davasını değerlendirirken, madem zemin hukuk zemini o zaman kozlarımızı mahkemede paylaşalım diyerek Rum kesimine hodri meydan dedi. Ada Tv’ye konuk olan Denktaş dava... Devamını Oku »

Cem
Cem KAR, “Talat’ın Yerinde Olsam!”
Cem KAR - KKTC cccemkar@gmail.com TALAT’IN YERİNDE OLSAM! Zaman-zaman bazı fırsatlar geçer elinize… Fakat bunları görmek yeterli değildir… Asıl önemli olan buna cesaret edebilmektir. Oy oranı iyice gerileyen Sn. Talat açısından Orams davası resmen tuz biber oldu. Bu noktada Cumhurbaşkanlığının yaklaşımı, “işte bakın, Kıbrıs’ta muhakkak çözüme ulaşmalıyız. Bu sonuç bunu gösteriyor” bu… Ancak bunları söylemek ne ciddiyetle bağdaşır,  ne... Devamını Oku »

Yazar Hakkında

Cem KAR

Cem KAR

Yorum Yapın

XHTML Etiketlerini Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>


Cilt Bakımı | Tüy Azaltıcı | Saç Dökülmesi | Mavi Anemon | Formula21 | Zayıflama Hapları | Sigarayı Bırakmak | Acai Berry