Prof.Dr.Harun GÜMRÜKÇÜ, “Bologna Süreci 10 yaşında”
Prof. Dr. Harun GÜMRÜKÇÜ
Akdeniz Üniversitesi İİBF
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi*
BOLOGNA SÜRECİ 10 YAŞINDA
Viyana ve Budapeşte’de Jübile Var:
1999 yılında 29 ülkenin katılımıyla İtalya’nın Bologna şehrinde yükseköğretim ve eğitimde devrim anlamına gelecek Bologna Süreci başlatılmıştır. Önümüzdeki hafta, Avrupa Yükseköğretim Alanı olarak ta bilinen bu süreç, sayıları 46′ya ulaşan ülkenin yüksek eğitim ve öğretiminden sorumlu bakanlarının katılımıyla kutlanacaktır. 11 ve 12 Mart tarihlerinde Viyana ve Budapeşte’de bir araya gelecek bakanlar, 10 yıldır süregelen bu sürecin bir bilançosunu yapacaklar. Sayıları 4.800′ü aşan yüksek öğretim kurumlar arası hareketliliğin boyutunu anlamaya, kalite güvencesinin düzeyini tesbit etmeye, ortak ve/veya ikili diploma programlarının gelişme durumunu izlemeye yönelik son bilgileri ortaya koyacaklardır.
Türkiye bu sürece 2001 tarihinde Prag’ta yapılan ikinci toplantıyla katılmıştır. Türkiye’yi o zaman YÖK Başkanı temsil etmiş ve Türkiye, Avrupa Kültür Anlaşması’nı imzalayan tüm ülkelerin bu sürecin bir parçası olacağını açıklamıştır. Ayrıca; katılımcı ülkelerin deklarasyonlarda kararlaştırılan hedefleri kendi üniversitelerinde uygulayacaklarını taahüt etmiş olmaları ve uygulamaya aktarmaları yine süreci etkileyen kriterlerden biridir. 2003 Berlin Toplantısı’ndan sonra Türkiye bu toplantılarda, Milli Eğitim Bakanı düzeyinde temsil edilmeye başlanmış, Berlin Bildirisi’nde ve sonrası yayınlanan bildirilerde de temsilcinin seçimi bakanlığımızca onaylanmıştır.
11 ve 12 Mart tarihlerinde Bologna Süreci’ne üye iki ülkenin başkentlerinde yapılacak bu jübile için davetiyeyi Avusturyalı Bilim ve Araştırma Bakanı Dr. Beatrix Karl ve Macar mevkidaşı Istvàn Hiller hazırlamışlardır. Bu davetiye kendileri dışındaki 44 ülkenin yükseköğretimden sorumlu bakanları yanında Avrupa Birliği Komisyonu’na, Bologna Süreci Danışman üyelerine, sürece katılan ülkelerin ilgili kurum ve kuruluşlarına, üniversitelerdeki öğrenci temsilcilerine yöneliktir. Bakanlar Toplantısı, Bologna Süreci’nin 10. kuruluş jübilesi olarak deklare edilmiştir. Bu kutlama günlerinde ileriye doğru yeni bir deklarasyon yayınlanmayacak ve yeni kararlar alınmayacaktır. Buna karşın güncel durum değerlendirmesi yapılacak ve 10 yıllık gelişmeler değerlendirilecektir. Sürecin ilk etabı bu jübileyle tamamlanmış olacaktır. Bu vesileyle bağımsız bir araştırma grubunun hazırlamış olduğu değerlendirme kamuoyu ile paylaşılacaktır. İkinci etabı ise 2010 ile 2020 yılı arası her iki yılda bir yapılacak toplantılarla değerlendirilecektir. Gelecek Bakanlar toplantısı ise 27 ve 28 Nisan 2012 tarihinde Romanya’nın başkenti Bükreş’te yapılacaktır.
Geçen yıl Leuven’de, 28-29 Nisan 2009 tarihlerinde gerçekleşen yükseköğretimden sorumlu Avrupa ülkeleri Milli Eğitim Bakanları’nın toplantıları Haziran 1999′dan Nisan 2009 yılına kadar yapılan beş dizi konferansın sonuncusunu oluşturmuştur. Bunlar Bologna Süreci’nin son on yıl içinde uygulamaya aktarılabilmesi için gerçekleştirilen toplantılar olmuşlardır.
Bu nedenle yüksek öğretimin kilit konumunda olduğunun ve toplumsal gelişmeye çoktan hayati derecede önemli bir katkı sağladığının altı özellikle çizilmektedir. Ayrıca yenilikçi olabilme yüksek öğretimin görevinin bir parçası olarak görülmektedir. Araştırma ve eğitim de bununla bütünleşmelidir. Bunun için yeni sorumluluk ve öğrenme çeşitleri ve yeni bir öğrenci tipi gerekli görülmektedir. Bu sebeple de yüksekokulların “öğrenci merkezli öğrenimin” geliştirilmesine uymak zorunda olmaları gerektiğine özellikle dikkatleri çekmektedirler.
Bu arada bugüne kadar elde edilmişleri satırbaşları olarak şu noktalar sıralanabilir:
Uluslararası rekabet edilebilirlilik;
Daha fazla akademik hareketlilik;
Karşılaştırılabilir mezuniyet sistemi;
İki/Üç aşamalı yükseköğretim sistemi;
Tüm katılımcı ülkelerde geçerli olabilecek tek bir Kredi Sistemi;
Yaygın bir dilde kaleme alınmış bir Diploma Eki;
Kalite Güvencesi’nin sağlanması;
Yaşam boyu öğrenme;
Dünyanın diğer kesimlerinden öğrenciler ve öğretim elemanlar için çekicilik,
Başarılı bir şekilde tanıtılmışlık ve Avrupa yükseköğretim olgusunun modernleştirilmesi.
Aynı şekilde Avrupa Kredi Transfer Sistemi’nin oluşmuş olması da elde edilmişlerden sayılabilir. Bologna Süreci aracılığıyla “Avrupa’nın entelektüel, bilimsel ve kültürel mirasına sımsıkı yönelme” bilincinin yerleşmesi desteklenmektedir. Ayrıca politikanın yüksek öğretimle ilgili sorumluluğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede “sosyal dayanışma”, “kültürel gelişim”, “eğitimde fırsat eşitliği” gibi yeni reform alanlarına dikkat çekilmektedir. Bunun için öğrencilerin ve öğretim elemanlarının toplumların hızlı değişimine cevap verebilen kişiler olabilmeleri gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Bu nedenle, katılımcı ülkelerin nüfusunun çoğunluğunun yüksek öğretime katılmasına olanak sağlayan ölçülü hedefler geliştirmeleri gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak; bugüne kadar yayınlanan komünike’lerde yaşam boyu öğrenim ayağı güçlendirilmelidir. Bir başka deyişle, Bologna Süreci’nin tüm aktörlerinden, kurumlarından ve bunların dışındakilerden (işverenlerden) daha güçlü bir işbirliği ve “ağ oluşturma” talebinde bulunmalıdır.
Viyana ve Budapeşte’deki jübilede bu konularda sağlanan gelişmelerin ve ilerlemelerin bir değerlendirilmesi yapılacak ve bir bilançosu çıkartılacaktır.
*Akdeniz Üniversitesi ve Hamburg Üniversitesi Ortak Master Programı Kodirektörü
Popularity: 11% [?]













Yorum Yapın