Zeynel LÜLE, “Türkiye, Helene Flautre’a teslim”
Zeynel Lüle - Brüksel
TÜRKİYE, HELENE FLAUTRE’A TESLİM…
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde birçok isim hafızalarda yer etti. Avrupa Birliği’nin “sesi” ve “yüzü” olan bu kişiler, Türkiye ile ilgili konularda konuştukça, gerek tepki çektiler gerekse alkışlandılar.
Onların isimleri hafızalarımıza kazındı.
Bu kişilerin adları kendi ülkelerinde belki pek bilinmez. Ama Türkiye onları ezberledi.
Önümüzdeki dönemde, Türkiye’de adı çok sık duyulacak bir isimden söz edeyim.
Helene Flautre.
Flautre, artık Türkiye’de “Bay Avrupa” olarak hafızalara kazınmış olan Joost Lagendijk’in görevini devraldı.
TBMM ile Avrupa Parlamentosu’ndaki ilişkileri sağlayan “Karma Parlamento Komisyonu”nun Avrupa kanadının başına getirildi.
Eskiden Günter Verheugen ismini duyardık, şimdi Olli Rehn’i sıkça anıyoruz. Eskiden Joost Lagendijk’in ismi ve yüzü hafızamıza kazınmıştı, şimdi ise Helene Flautre ismini sıkça anacağız ve yüzünü ezberleyeceğiz. O, Avrupa’nın “Bayan Türkiye”si, Türkiye’nin ise “Bayan Avrupa”sı oldu.
İnsan hakları militanı
Önümüzdeki beş yıl boyunca adından sıkça söz edilecek olan bu kişiyi biraz ben size tanıtayım.
50 yaşındaki Fransız parlamenter, iki dönem “Kızıl Dany” lakaplı Daniel Cohn-Bendit’in listesinden AP milletvekili seçildi. Uzun yıllar matematik öğretmenliği yaptı ve ilk kez 1999′da AP üyeliğine seçildi.
AP’nin Dışilişkiler ve Çalışma ve Sosyal İşler komisyonlarında görev yapan Helene Flautre, bir süre AB’nin Magrep ülkeleriyle ilişkileri sağlayan heyetinde yer aldı. Flautre 2004′ten itibaren de AP’nin İnsan Hakları Alt Komisyonu’nun başkanlığını yürüttü.
Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini her fırsatta dile getiren Fransız Yeşil Parlamenter, müzakere sürecinin Türkiye’deki insan hakları ve demokrasi adımlarının atılmasına yardımcı olduğuna inanıyor.
Duygusal biri
Helene Flautre, AP’nin İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanlığı’nı yaptığı dönemde Türkiye’yi yakından tanıdı. AB üyeliğinin, “Diyarbakır’dan geçtiğini” söyleyen Türk ve Avrupalı siyasetçilere katılıyor. Oldukça duygusal bir kadın.
Leyla Zana, 10 yıl hapis yattıktan sonra Avrupa Parlamentosu’na gelmişti. Helene’in gözlerinin yaşlarla dolduğunu hatırlıyorum. Zana’nın, terör örgütü PKK’nın “güdümünde” bir konuşma yapmasından sonra da nasıl hayal kırıklığı yaşadığını anımsıyorum.
Her şeyden önce o bir kadın…
Duygusal ve içten biri…
Bundan bir süre önce parlamentodaki odasında uzun uzun sohbet ettiğimizde, Türkiye’nin ancak insan hakları ve demokrasi alanında attığı adımlarla güçleneceğini, AB içinde kendisine karşı olan ülke ve siyasetçilere karşı bu gücüyle daha rahat mücadele vereceğini söylüyordu.
O, Türkiye’nin AB üyeliğine inanıyor. Üye olması gerektiğini düşünüyor.
Ama ben biliyorum ki onun insan hakları alanındaki “militan” ruhu, Türkiye’deki birçok kişiyi kızdıracak.
Helene Flautre ismini, önümüzdeki beş sene içinde çok sık duyacaksınız.
kaynak:Referans
Popularity: 7% [?]









Yorum Yapın